use of - Turkish English Dictionary

use of

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "use of" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
make use of v. faydalanmak
General
lack of use n. kal olmuş
investigation of alleged use n. isnat edilen kullanımın delil araştırması
place of use n. kullanım yeri
illegal use of electricity n. kaçak elektrik kullanımı
the use of quotations n. alıntılama
terms of use n. kullanım koşullar
use of nicknames n. takma isim kullanma
use of force n. güç kullanımı
use of force n. güç kullanma
ease of use n. kullanım kolaylığı
use of sources n. kaynakların kullanımı
use of powers n. yetkilerin kullanılması
declaration of use n. kullanım beyanı
conditions of use n. kullanım şartları
terms of use n. kullanım şartları
conditions of use n. kullanım koşulları
terms of use n. kullanım koşulları
area of use n. kullanım alanı
difficulty of use n. kullanım zorluğu
comfort of use n. kullanım rahatlığı
ease of use n. kullanım rahatlığı
logic of use n. kullanım mantığı
the place of use n. kullanıldığı yer
use of natural sources n. doğal kaynakların kullanımı
use of natural sources n. doğal kaynakların kullanılması
use of the wheel n. tekerleğin kullanılması
amount of use n. kullanım miktarı
excessive use of alcohol n. aşırı alkol kullanımı
habit of use n. kullanım alışkanlığı
point of use n. kullanım noktası
use of knowledge n. bilgiyi kullanma
use of english n. ingilizcenin kullanılışı
make use of v. kullanmak
make use of an advantage v. avantajdan faydalanmak
make use of v. faydalanmak
be of use for something v. bir şeye yaramak
be of use v. yardım etmek
be of no more use v. hayır kalmamak
make use of an opportunity v. değerlendirmek (bir fırsatı vb)
make good use of v. iyi kullanmak
be of use v. yaramak
make use of v. yararlanmak
make use of v. istifade etmek
forbid somebody the use of v. haram etmek
provide something for the use of somebody v. yararına sunmak
make use of the time well v. zamanı iyi değerlendirmek
make use of someone's experience v. deneyiminden faydalanmak
make use of someone's experience v. tecrübesinden yararlanmak
make use of someone's knowledge v. tecrübesinden faydalanmak
make use of someone's knowledge v. deneyiminden faydalanmak
make use of someone's knowledge v. deneyiminden yararlanmak
make use of someone's experience v. deneyiminden yararlanmak
make use of someone's knowledge v. tecrübesinden yararlanmak
make use of someone's experience v. tecrübesinden faydalanmak
make use of the advantages provided by v. sunduğu avantajlardan yararlanmak
make use of the advantages provided by v. sunduğu avantajlardan istifade etmek
use as a means of v. araç olarak kullanmak
make use of someone v. birisinden faydalanmak
go out of use v. kullanımdan kalkmak
drop something out of use (word etc.) v. kullanımdan kaldırmak
make good use of something v. bir şeyi heba etmemek
make good use of something v. bir şeyi iyi kullanmak
make good use of money v. parayı değerlendirmek
make use of v. nimetlerinden faydalanmak
make use of an opportunity v. fırsat değerlendirmek
make use of an opportunity v. fırsatı değerlendirmek
be of use v. bir şeye yaramak
be of no use v. bir şeye yaramamak
make use of the situation v. durumdan istifade etmek
make use of the situation v. durumdan faydalanmak
make use of the law v. yasadan yararlanmak
make use of an offer v. tekliften yararlanmak
make use of examples v. örneklerden yararlanmak
make use of examples v. örneklerden faydalanmak
make use of v. değerlendirmek
order the secretary of defence to use military force v. savunma bakanına askeri güç kullanma emri vermek
make use of one's spare time v. boş zamanını değerlendirmek
be of no use v. amaçsız olmak
be of no use v. fonksiyonu olmamak
be of no use v. işlevsiz olmak
be of no use v. bir işe yaramamak
be of no use v. kullanılamamak
be of no use v. kullanışsız olmak
be of no use v. işe yaramamak
be of use v. yaramak
out of use adj. kullanım dışı
of no use adj. faydasız
out of use adj. geçersiz
of no earthly use adj. hiçbir faydası olmayan
of no use adj. işe yaramaz
of use adj. faydalı
out of use adj. kullanılmayan
of great use adj. çok faydalı
out of use adj. hizmet dışı
out of use adj. işlemez
of little use adj. yararsız
of little use adj. az kullanılan
of little use adj. tedavide vs. pek başvurulmayan
of little use adj. pek işe yaramayan
of little use adj. faydasız
for the use of prep. için
for the use of prep. -in kullanılışına özgü olarak
Colloquial
make use of an opportunity v. fırsattan yararlanmak
make use of an opportunity v. fırsattan istifade etmek
be of use (to somebody) v. (birinin) işine yaramak
be of use (to somebody) v. (birine) yardımcı olmak
be of use v. işe yaramak
use of cameras is forbidden while the meeting is in session expr. toplantı sırasında kameraların kullanılması yasaktır
what's the use (of doing something)? expr. (bir şey yapmanın) ne faydası var?
what's the use (of doing something)? expr. (bir şey yapmanın) ne gereği var?
what's the use (of doing something)? expr. neden (bir şey) yapsın ki?
Idioms
a fat lot of use n. gereksiz
a fat lot of use n. bir işe yaramaz
a fat lot of use n. yararsız
a fat lot of use n. uğraştığına/çabaladığına değmez
use strong language in front of the children v. çocukların önünde küfürlü konuşmak
use foul language in front of the children v. çocukların önünde küfürlü konuşmak
lose the use of something v. kullanamamak
lose the use of something v. kullanımını yitirmek
use (a little) (bit of) elbow grease v. kuvvetlice ovmak/fırçalamak
use (a little) (bit of) elbow grease v. güçlü bir şekilde ovmak/fırçalamak
use (a little) (bit of) elbow grease v. sertçe çitilemek
use (a little) (bit of) elbow grease v. biraz fiziksel güç uygulamak
use (a little) (bit of) elbow grease v. biraz kol gücü kullanmak
use (a little) (bit of) elbow grease v. kol gücüyle temizlemek
be (of) no use to man or beast v. işe yaramaz olmak
be (of) no use to man or beast v. bir işe yaramamak
be (of) no use to man or beast v. işe yaramamak
be out of use v. kullanımda olmamak
be out of use v. kullanım dışı olmak
be out of use v. geçersiz olmak
be out of use v. hizmet dışı olmak
be out of use v. bozuk olmak
be out of use v. arızalı olmak
be out of use v. kullanım dışı olmak
go out of use v. artık kullanılmamak
lose the use of v. kullanamamak
lose the use of v. kullanımını yitirmek
make use of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yararlanmak
make use of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) değerlendirmek
make use of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) faydalanmak
make use of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) istifade etmek
make use of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kullanmak
of no earthly use adj. beş para etmez
Speaking
what's the use of expr. kaç para eder
what percentage of our brains do we use? expr. insan beyninin yüzde kaçını kullanır?
what percentage of the brain do humans use? expr. insanlar beyinlerinin yüzde kaçını kullanır?
Trade/Economic
right of use n. kullanma hakkı
use of funds n. kaynak kullanımları